Talâk Bahsinde Öne Çıkan Bazı Hususlar

images

MURAT TÜRKER                                                                   06.11.2013

  1. İslam’da boşanma sadece talâkla olmaz, talâk bunun bir kısmıdır, iki taraf anlaşabilir, mahkeme de boşayabilir.
  2. Efendimiz, hanımlarından Hz. Hafsa’yı (Hz. Ömer’in kızı) boşamıştır. Fakat Hz. Cebrail gelip “İnneha savvametün, kavvametün / O, çok oruç tutar, çok teheccüd kılar. Allah emrediyor onu geri al” deyince o da talâkı geri almıştır.
  3. Kişinin hanımını hayızlıyken boşaması caiz değildir. Yani hayızlıyken boşama geçerli olur ama haramdır, günaha girilir. Bu boşamanın geçersiz olduğunu söyleyenler de vardır.
  4. “Ebğadu’l helali ilallahi et-talak” / ”Allah’ın en sevmediği helal boşamadır.”
  5. Hıristiyanlarda boşanmayı mümkün kılan tek mezhep Protestanlıktır.
  6. İslam, erkeğe boşama (talâk), kadına boşanmayı isteme hakkı (mahkemeye müracaatla) veriyor. Erkek istemezse bile mahkeme kararıyla nikâh akdi feshedilebilir.
  7. Sarhoşun verdiği talâk, ulemanın bir kısmına göre geçerlidir. Geçersiz diyenler de vardır. Osmanlıda da ‘geçersizdir’ şeklinde kanunlaşmıştır.
  8. İkrah altında verilen talâk (mükrehin talâkı), Hanefilerde geçerli, Şafiîlerde geçersizdir. Osmanlıda da aile kanunnamesinde, Şafiî içtihadı referans alınarak mükrehin talâkının geçersiz olduğu karara bağlanmıştır.
  9. Ölüm hastalığında verilen talâk ulemanın çoğuna göre geçerlidir. Kadının kocasına varis olup olmayacağı ihtilaflıdır. Çünkü adam karısını mirastan mahrum etmek için de boşamış olabilir.
  10. Şakadan verilen talâk geçerlidir. (“Üç şeyin ciddisi de ciddidir; şakası da ciddidir!” sözünü unutmamalı.)
  11. Talâk lafzı iki türlü olur: Sarih, kinayeli (kinevî). Sarih lafızla olan talâk ric’îdir. Kinevî lafızla olursa bu talâk bir bâindir. Sarih lafızla talâk meydana gelir, niyete bakılmaz. Ama mesela hatâen sarih lafız zikredilmişse (mesela ‘hoşsun’ diyeceği yerde hatâen ‘boşsun’ demek gibi) bu talâk geçersizdir. Kinevî lafızla, mesela ‘defol git’, ‘babanın evine git’ vs. derse o zaman adamın niyetine bakılır. ‘Talâka niyet etmedim’ derse talâk yoktur. Ama boşamaya niyet ettiğini söylerse bir talâk hakkı gider.
  12. Ric’î talâkta, erkek, karısı iddet beklerken dönmek istediğinde ‘ben sana döndüm’ diyerek dönebilir; bu durumda yeni bir nikâha gerek olmaz. Ama talâk bâin ise o zaman yeni bir nikâh gerekir.
  13. Talâk sırasında şahit bulunması menduptur.
  14. Kişi eşini üç talâkla boşarsa bu boşama geçerlidir ama bu şekilde boşama men edilmiştir, günaha girilmiş olur.
  15. Ric’î talâkta (sarih lafızla verilen talâk) kadın, iddeti kocasının evinde bekler.
  16. Yeni bir nikâh gerekmeksizin ric’atin/dönüşün caiz olabilmesi için; iddet içinde dönülmesi,talâk lafzının ric’î olması (sarih lafız) ve bir ya da iki talak verilmiş olması gerekir (Üç talak birden verilince bunun dönüşü yoktur)
  17. Ric’at sözle olur; “kişinin niyeti ric’at ise fiille de olur” diyenler de vardır. (sarılma, öpme vs) Ayrıca “erkeğin bu tür bir davranışla ric’ate niyet edip etmediğine de bakılmaz, dönüş gerçekleşir” de denmiştir.
  18. İddet süresi bitimine kadar ric’î talâkla hanımını boşayan kişi eşine dönebilir. Bu süre dolduktan sonra talâk bâin talâk haline gelir ve yeni bir akit, şahitler vs. gerekli olur. Tabi iddetin bitmiş olması, yeni akit düzenlemek için kadının da rızasının olmasını gerekli kılar.
  19. Ric’î talâkın (yeni bir akde ihtiyaç duymadan iddet süresi içerisinde dönmeye imkân veren talâk) bir şartı da boşama öncesi zifafın gerçekleşmiş olmasıdır. Hiç cinsel temas olmadan kişi hanımını boşarsa, aynı akitle eşine dönemez.
  20. Mahkemenin boşaması ric’î değil bâindir (1 bâin). Yani bu durumda ‘ben sana döndüm’ demeyle eşine dönemez.
  21. Kadının eşine para teklif ederek (bu, mihrini iade ile de olabilir) kendisini boşamasını istemesi caizdir. Buna ‘muhalaa’ denir. Bu da 1 bâin talâktır.
  22. Evlilik akdi esnasında kadına da boşama hakkı verildiyse (kendisini boşattırma gibi) bu da 1 bâin talâk olur. (Ayrıca burada, kadına verilen boşama hakkını evvela kadın kullanırsa, erkeğe 2 hak kalmış olur)
  23. Bir mecliste bir seferde verilen üç talâkın üçünün de geçerli olduğu, cumhur-u ulemanın görüşüdür. Hanımını zina ederken gördüğünü söyleyen Uveymir el-Aclânî’nin liândan sonra hanımını orada üç talakla boşamasına Resulullah’ın (sav) ses çıkarmamasından, ulema, hanımını zina ederken gören adamın üç talâkı bir seferde verebileceğini, yani bu durumda bunun geçerli olduğunu söyler.
  24. Şartlı talâkta şart gerçekleştiği anda talâk vâki olur. “Babanın evine gidersen boşsun!” dese, kadın baba evine gittiğinde talâk gerçekleşir.
  25. Boşanmış bir kadın, Hanefîlere göre üç hayız, Şafiîlere göre üç temizlik süresi iddet bekler. Hamile kadının iddeti, doğumla biter. Hayızdan kesilmiş kadın üç ay, kocası ölen kadın ise dört ay on gün iddet bekler. Kocası ölen hamile kadın ise iki süreden hangisi uzunsa o kadar iddet bekler.
  26. Talâk çok ciddi bir konu olduğundan, böyle bir meselede dilin gevşekliğe alıştırılması ve olur olmaz talâk lafızlarının telaffuz edilmesi yanlıştır. Son çare olarak talâk verilecekse de bir talâkla yetinilmeli, hakların tümü bir seferde ve geri dönüşe imkân vermeyecek bir tarzda kullanılmamalıdır. Ayrıca bu tür meselelerde herhangi bir problemle karşılaşan kişi, kendi bilgisine veya bu hususta yaptığı okumalara güvenerek değil, mutlaka ehil birine danışarak hareket etmelidir.

 

2.733 kere okundu