İsmet Özel’den… (Demirel’e Dair)

20.08.2015

“Türk şiirinde değerin nerede mahfuz bulunduğuna vâkıf olmakla siyasetin Türk siyaseti olup olmadığını anlamak arasında zaruri bir irtibat var. Türk şiirini niçin “tek parti” dönemine son verilişin değil de, 27 Mayıs 1960 ihtilâlinin çıkmaza soktuğuna akıl erdirebilmek için Türk olmak, Türk milletine mensubiyetten memnuniyet duymak lâzım. Türk değilseniz 1961 Anayasası’nın Türk milleti tarafından asla kabul edilmediğini, bariz bir şekilde reddedildiğini göremez, Dünya Sistemi’nin Tanzimat’la gayri-Müslim âlemi semiz kılan yutturmacalarının kazanç hanenizde yuvalandığı evhamına kapılırsınız. Yutturmacaların tehacümü karşısında kaçıp nefes alabileceğimiz yegâne saha şiir olageldi. Sadece şiir sahasında mekân tutanlar manipülasyondan masun kalabildi. Manipülasyonun bir parçası olmaktan gocunmayanlar şiir sahasından tardedildi.
1961 genel seçimlerine Demokrat Parti oylarına talip olduklarını öne sürerek siyaset yapan iki parti girdi. İlki ve iri kıyım olanı Adalet Partisi’ydi. Adından anlaşılacağı üzere bunlar adalet istiyor, bir şekilde DP takipçiliği yapanlara “kuyruk” denilmesini gayri adil buluyorlardı. DP oylarından destek uman diğer parti Yeni Türkiye Partisi’ydi. Yerlilik cüssesiyle değil, Dünya Sistemi’nden yansıyan pırıltısıyla dikkat çekiyordu. Sizin anlayacağınız Hıristiyanların XXI. yüzyılındaki Yeni Türkiye lâfzında hiçbir yenilik yok. Dört yıl sonra, 1965 seçimlerinde YTP de yok.
Şahsiyetle karşılaşma niyetiniz değişmediyse elinizde hiçbir popülaritesi kalmamış şiirden başka bir varlık bulunmuyor. Çünkü “Adalet Partisi DP’nin devamı değildir; Süleyman Demirel’in partisidir”. Demirel’in misyonu (Menderes’in oğulları da dâhil) DP’den intikal eden her şeyi mahvetmekti. “Dün dündü, bugün bugündü”. Bu yüzden İsmet İnönü’nün Süleyman Demirel’e “fuzulî şâgil” etiketini iliştirmesi isabetli değildir. İşgal ettiği makam hangisi olursa olsun Demirel mertliğini şiirsiz bir dengeyi tebcil ederek gösterdi. “Dünya nereye gidiyorsa Türkiye oraya gidiyor” dedi. Bize realiteleri kabul etmemizi önerdi. Realite Türklüğün tarihe gömülmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin haritadan silinmesi olsa da.” *
* http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=1173&KID=57
1.291 kere okundu