Hayrettin Karaman’dan…

hayrettinkaraman

18.10.2013

Mezhepler tarihi kaynaklarına bakıldığında ehl-i sünnet adını alan büyük grubun da üçe ayrıldığı görülür: Selef, Eş’arîler ve Mâtürîdîler. İşin garibi şudur ki, bu üç grubun sonraki bazı temsilcileri de birbirini ‘Ehl-i sünnet olma veya olmama’ bakımından farklı değerlendirmişler, birinin diğerini ehl-i sünnet dışına koyduğu görülmüştür.

Biz genel kabulü göz önüne alarak bu üçüne sünnî (ehl-i sünnet) dersek her üçünün ittifak ettikleri bir itikad ‘hilafet, imâmet-i kübrâ, dinin siyasi uzantısı’ ile ilgilidir. Bu üç mezhebe göre dinde laiklik olamaz, dinin devlet ile ilişkisi yok sayılamaz, müminlerin ‘devleti dine dayanarak yönetecek bir imam (halîfe) seçmeleri ve imam, şeriattan (dini hukuktan) ayrılmadıkça ona itaat etmeleri farzdır’.

Geçmişte ve günümüzde kendilerine sünni diyen ama ‘devleti dinden ayıran, laikliği benimseyen, dini, hayatın bazı alanlarından uzak tutan’ fertler ve gruplar adları ve sıfatları ne olursa olsun ‘sünnî, ehl-i sünnet’ değildirler.

(“Baasçıların Mezhep İstismarı” yazısından* 18.10.2013 Yeni Şafak)

* http://yenisafak.com.tr/yazarlar/HayrettinKaraman/baascilarin-mezhep-istismari/40118

2.776 kere okundu