Ahmet Demirel’den… (Cumhuriyet Sonrası Asrîleşme Temayülüne Dair)

turkiye-yi-degistiren-yirmi-yil_9917_orijinal

TOPYEKÛN ASRİLEŞME

Bu arada, Kurtuluş Savaşı yıllarında küçük bir kasaba görünümünde olan Ankara’nın imarına büyük önem verildi. Bir şantiye hâline getirilen Ankara, kısa süre içinde birbiri ardına yapılan birçok imar hamlesiyle, bir “yoklar kenti” olmaktan çıkartılıp modern bir başkente dönüştürüldü. Böylece, her alanda “geleneksel”in “modern”le yer değiştirmesi sürecinde, “genç cumhuriyet”te, önceki dönemin Osmanlı başkenti İstanbul ikinci plana itildi ve yerini baştanbaşa yenilenmiş “genç bir başkent” aldı.

Gündelik yaşamda da, kentlerde, Batıcılık kendini gösterdi ve eski hayat tarzının yerini yepyeni modern ve Batılı bir yaşam tarzına bırakması için büyük çaba harcandı. Bunun için en başta kadının toplumsal konumuna büyük önem verildi. 1920’li yılların ikinci yarısından itibaren kadının toplumsal etkinliklere katılımında büyük bir ivme yaşandı, 1934’te kadınlara genel seçimlerde siyasal hakları tanındı. Kadınlar evleri dışındaki gündelik yaşamda da asli bir unsur hâline geldiler. 1930’lu yıllara girilirken, güzellik yarışmaları, kadının özgürlüğünü kazanmasının bir simgesi olarak görüldü ve büyük ilgi çekti. 1932’nin güzellik kraliçesi Keriman Halis’in aynı yıl içinde dünya kraliçesi seçilmesi Türk ırkının nitelikleri hakkında bir övgü vesilesi oldu. Mustafa Kemal bu sonucu şu sözlerle değerlendirdi: “Türk ırkının necip güzelliğinin daima mahfuz olduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz (…) Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihî olarak bildiğim için, Türk kızlarından birinin dünya güzeli intihap olunmuş olmasını, çok tabii buldum.

1930’lu yıllarda “asri” kelimesi dönemin en çok kullanılan kelimelerinden biri oldu ve birçok dükkânın tabelasını bu kelime süsledi: “Asri bakkaliye”, “asri kasap”, “asri pastane”, “asri hamam” vb… Çağdaşlaşmanın bir gereği olduğu düşünülen Batı müziği, balolar, davetler, ziyafetler ve danslar kentsel gündelik yaşamın vazgeçilmez parçaları hâline geldiler. Elbette, kadınların bir bölümü bu yeni yaşam tarzı içinde yerini aldı, ama birçok kadın bir anda yaşanan bu hızlı değişime ayak uydurmada güçlük çekti. “Asrileşme”ye ayak uyduramayan eşlerini kınayan erkek profili bu dönem içinde ortaya çıktı. Gelenekleri kökünden sarsan bu “asrileşme” salgını sırasında, doğal olarak, zaman zaman, Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü romanında konu ettiği gibi, birçok aile dramı yaşandı ve bu hızlı değişim içinde ne aradığını bilemeyen veya aradıklarını bulamayan birçok genç sağa sola savruldu.

* Taraf’taki, “Türkiye’yi Değiştiren 20 Yıl” başlıklı yazısından bir bölümdür. Yazının tamamı için:

http://www.taraf.com.tr/ahmet-demirel/makale-turkiye-yi-degistiren-yirmi-yil.htm

 

2.196 kere okundu